2 Eylül 2008 Salı

Static-X

Static-X, Kaliforniya eyaleti Los Angeles şehrinde 1994 yılında Wayne Static tarafından kurulmuş endüstriyel metal türünde eserler veren bir müzik grubudur.

Grup, ilk kuruldukları 1994 yılından beri Warner Bros şirketi ile anlaşmalıdır ve bu şirketten 1994-2007 yılları arasında toplam 5 album çıkarmışlardır (2007 yılında yayınladıkları Cannibal adlı albüm yine Warner Bros alt firması olan Reprise Records firmasından yayınlanmıştır). Grubun en büyük başarısı ilk albümleri Wisconsin Death Trip adlı albümdür ve bu çalışma aynı zamanda grubun Platin Plak ödülünü almasını sağlamıştır.

Grup Üyeleri

* Wayne Static - Vokal, Gitar, Programlama, Klavye (1994-)
* Koichi Fukuda - Solo gitar, Programlama (1994-2000; 2005-)
* Tony Campos - Bas gitar, Geri vokaller (1994-)
* Nick Oshiro - Bateri (2003-)

Benim yorumum mu? yaaa...ohannesburger , bu adamlar tam arıza , hele Cannibal...Allah Allaaahhhhh...

1 Eylül 2008 Pazartesi

Çalışmalarım...

Photoshop'u yeni yeni kıvırma anlarım ve LPTURKIYE' deki çalışmalarım...Buyrun ;

http://forum.lpturkiye.com/showthread.php?tid=10787

Ayrılık üzerine...

Tam göğsünüzün ortasında bir yeriniz acıyacak...Evinizin sizi içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu farkedeceksiniz...Sokağa fırlayacaksınız...Sokaklar da dar gelecek...Tıpkı vücudunuzun yüreğinize dar geldiği gibi...Ne denizin mavisi açacak içinizi, ne pırıl pırıl gökyüzü...Kendinizi taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksiniz...Birileri size bir şeyler anlatacak durmadan..."Önemli olan sağlık"..."Yaşamak güzel"... "Boşver, her şey unutulur"...Siz hiçbirini duymayacaksınız...Gözyaşlarınızdan etrafı göremez hale geleceksiniz...O'ndan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksiniz...Hep ondan bahsetmek isteyeceksiniz..."Ölüme çare bulundu" ya da "Yarın kıyamet kopacakmış" deseler başınızı kaldırıp "Ne dedin?" diye sormayacaksınız...Yalnız kalmak isteyeceksiniz...Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak...İkisi de yetmeyecek...Geçmişi düşüneceksiniz...Neredeyse dakika dakika...Ama kötüleri atlayarak...Onunla geçtiğiniz yerlerden geçmek isteyeceksiniz...Gittiğiniz yerlere gitmek...Bu size hiç iyi gelmeyecek...Ama bile bile yapacaksınız...Biri size içinizdeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksınız...Aslında kurtulmak istediğiniz halde, o acıyı yaşamak için direneceksiniz...Hayatınızın geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksiniz...Aksini iddia edenlerden nefret edeceksiniz...Herkesi ona benzetip kimseyi onun yerine koyamayacaksınız...Hiçbir şey oyalamayacak sizi...İlaçlara sığınacaksınız...Birkaç saat kafanızı bulandıran ama asla onu unutturmayan...Sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren...Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek...Boğazınız düğümlenecek, dinleyemeyeceksiniz...Uyumak zor, uyanmak kolay olacak...Sabahı iple çekeceksiniz...Bazen de "Hiç güneş doğmasa" diyeceksiniz...Ne geceler rahatlatacak sizi ne gündüzler...Ölmeyi isteyip, ölemeyeceksiniz...Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önünüze çıkana sarılmak isteyeceksiniz...Nafile...Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek...Rüyalar göreceksiniz, gerçek olmasını istediğiniz...Her sıçrayarak uyandığınızda onun adını söylediğinizi farkedeceksiniz...Telefonun çalmasını bekleyeceksiniz...Aramayacağını bile bile...Her çaldığında yüreğiniz ağzınıza gelecek...Ağlamaklı konuşacaksınız arayanlarla...Yüreğiniz burkulacak...Canınız yanacak...Bir daha sevmemeye yemin edeceksiniz...Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinizden...Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksınız... Yaşadığınız şehri terk etmek isteyeceksiniz...Onunla hiçbir anınızın olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek...Ama bir umut...Onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu...Bu umut sizi gitmekten alıkoyacak...Gel gitler içinde yaşayacaksınız...Buna yaşamak denirse...

alıntıdır.www.ayrilik.com ...

25 Ağustos 2008 Pazartesi

Kısa Film Belgesel : Hiphop Ve Tarifesi

İzmir’deki Hiphop kültürü ve mc’leri üzerine kurulan hikayesi ile bu kültürün bilinmeyenleri ve sosyolojik yönleri üzerine yoğunlaşan Hiphop ve tarifesi, hiphop’ın tarihçesinden çok, bu işi yapan insanların düşünceleri ve yaşam tarzlarındaki tutarlılıkları ile ilgilenip bunları tarafsızca göstermeyi yeğliyor. Belgeselde Ceza ve Emre Baransel’in yanı sıra Emir, Esir, İndigo, Birce, Eral gibi İzmirli mc’ler bulunuyor. Belgesel, 5. Yıldız Üniversitesi Kısa Film Festivalinde gösterim filmi oldu. 8. Kısaca Film Festivalinde ve 15. Altınkoza Film Festivalinde final filmi olarak yarıştı...Rzrarti'den bakılabilir :

Benim yorumum mu?
Burada anlamadığım bir şey var , madem İzmir'li mclerden bahsediliyor , Ceza ve Emre Baransel'in ne işi var ki? Bu biraz garip değil mi? Neyse...

http://www.rzrarti.org/hiphop-ve-tarifesi-belgesel-kisa-film.html

Volvox

1988 yılında Şebnem Ferah tarafından kurulmuş,tamamı kızlardan oluşan Bursa'lı bir hard rock grubu. Grupta Şebnem Ferah'ın yanısıra Duygu Karpuz,Ebru Bank,Gül Ağırca,Buket Doran,ve 1992 yılında gruba dahil olan Özlem Tekin boy gösterdi.

Şebnem Ferah - Elektro Gitar ve vokal,
Duygu Karpuz - Gitar,
Ebru Bank(Eroğlu) - Bass,
Gül Ağırca - Davul,
Özlem Tekin - Klavye ve geri vokaldeydi.

Ebru Bank Gruptan Ayrılınca Yerine Buket Doran geçti. Buket Grupta Bass Gitar Çalıp Geri Vokal Yapıyordu.

Şebnem Ferah - ODTÜ EKONOMİ,
Ebru Bank - BOĞAZİÇİ İNGİLİZ DİLİ VE EDEBIYATI,
Gül Ağırca - MARMARA GÜZEL SANATLAR ENDÜSTRİ TASARIMI,
Özlem Tekin - MİMAR SİNAN DEVLET KONSERVATUARI MÜZİKOLOJİ BÖLÜMÜNDE okumuşlar.
Yani abuk sabuk değil kültürlü müzisyenler.

Duygu, Ebru ve Şebnem Bursa Kolejinde tanışmışlar, Gül Ağırca ile de Bursa'da tanışmışlar. 1988 yılında kurduğu grubuyla önce yadırganan sonra konser teklifleri alan Şebnem Ferah, Sedat Yıldırım Sarıcan'ın da katkılarıyla düzenlenen 1989 yılındaki "Bursa 1.ci Rock Station ünleri"nde kardeş grup "PeNTaGRaM" la aynı sahneyi paylaştı. (Şebnem solo çalışmalarında ilk iki albümünde Pentagram elemanlarıyla çalışmıştır.)

"VoLVoX" Bursa'da Tayyare Sinemasında konser verdi. Şebnem Ferah o zamanın en iyi grubu sayılan Bursalı "BANDAJ" grubuna vokal yaptı ama sadece konserde. Bursa'da bir takım konserler verdikten sonra ilk İstanbul konserlerini "28 NİSAN 1991" SAAT 14:00'De "PeNTaGRaM"la birlikte Pangaltı İnci Sinemasında verdiler. Biletler 20000 TL'dı. Boğaziçi Üniversitesinde, Odtü Festivalinde,Bilsak Rock Cafede, İzmir Clup 33 de unutulmaz konserler verdiler. 1992 yılında Duygu Karpuz'un gruptan ayrılmasıyla klavye ve geri vokal olarak Özlem Tekin "VoLVoX" semalarında yerini aldı. Özlem Tekin'in sahne tecrübesi olmasına karşın diğer hatunların sahne tecrübeleri yoktu. çünkü o zamana kadar sadece konser vermişlerdi. Bunun üzerine ilk sahne tecrübelerini Bedri Baykam'ın açtığı "DADAİST" barda gerçekleştirdiler. Sonra "SİS" ardından da "KEMANCI" geldi. "SİS" ve "KEMANCI" grubun okulu haline gelmişti. Bu iki mekan hatunlara müzik adına pek çok şey öğretti. Önceleri kızlardan oluştuğu için yadırganan "VoLVoX" sonradan "KEMANCI" ve "SİS" barın vazgeçilmez simaları haline geldi.

Konserler,sahne çalışmaları birbirini kovaladı. Derken kaset çıkarmaya karar verdiler. Provalar yaptılar,demoyu hazırladılar,parçaların tamamı ingilizce olarak hazırlandı,besteler,enstrümanlar hazırdı. Ne olduysa! Kaseti çıkartamadılar!!!

Şimdi Şebnem Ferah'ın müzik arşivinin en güzel yerinde "VoLVoX"un demosu duruyor. Daha sonra Ebru Bank gruptan ayrıldı onun yerine Buket Doran(bass) geçti. Fakat albümün çıkartılamaması ile başlayan ve gruptan ayrılmaların devam etmesi sonucunda Ebru Bank'tan sonra Özlem Tekin'de gruptan ayrıldı. 1994 yılında "VoLVoX" dağıldı.

"VoLVoX" dağıldı ama hatunlar müziği bırakmadı. Özlem Tekin dört adet solo albüm çıkardı. Ebru Bank "VoLVoX"tan ayrılınca Cenk Eroğlu ile evlendi,Cenk'le birlikte Mirkelam'ın "Her Gece" ve Tüzmen'in "Son Rüya" adlı kliplerinde rol aldı. Şimdilerde Boğaziçi Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalışmakta ve bir de kızı var. Ebru Bank gruptan ayrılınca onun yerine bass gitara Buket Doran geçmişti. Buket hala Şebnem'in gerçek kadrosunda yer alıyor ve menajerliğini yapmakta. Gül Ağırca ise bir ara "Indians" grubunda perküsyon çalıyordu. O da Şebnem'e konserlerinde perküsyon çalarak eşlik ediyor. Duygu Karpuz ise "VoLVoX"tan ayrıldıktan sonra pek gündeme gelmedi.

Guns'n Roses


Appetite For Destruction Dönemi (1985- 1990)


1982 yılında Indiana'dan rüya kent Los Angeles' e göç eden Axl Rose ve Izzy Stradlin beraber kurdukları Rose ve Hollywood Rose isimli gruplardan sonra yanlarına Tracii Guns, Ole Beich ve Rob Gardener 'ı da alarak 1985 yılında Guns N' Roses'ı kurdular. Fakat ilerleyen zamanlarda Tracii, Beich ve Gardener ayrıldı. Tracii Guns da daha sonra meşhur L.A Guns'ı kuracaktı. Daha sonra efsane gitarist Slash, bas gitarda Duff Mc Kagan ve de davulda Steven Popcorn Adler gruba katıldılar. Böylece efsanevi kadro şekillenmiş oldu. Kısa bir süre sonra 1986'da GN'R ilk EP'si olan Live Like A Suicide'ı Uzi Suicide plaktan çıkardı. Albümde Nice Boys ve Reckless Life gibi agresif ve yüksek tempolu ikisi cover olmak üzere 4 parça yer alıyordu. EP sıfır promasyona rağmen bir anda 10.000 adet satınca bu Geffen plakçılığın dikkatini çekti ve hemen sözleşme imzaladılar. Bu sırada GN'R meşhur Hell Tour'u için ABD'yi dolaşmaktaydı. 1986 yılının sonlarından 1987 yılının ortalarına kadar stüdyoda kalan grubun yükselişi de başlıyordu.İlk albümü Appetite For Destruction' u 1987 yılında yayınlayan grup ilk albümüyle muhteşem çıkışını gerçekleştirmişti. Appetite For Destruction dünya çapında 25 milyon kopya satarak çok büyük bir başarı yakaladı. Albümün tasarlanan ilk kapağı vahşet içerdiği için müzik firmaları tarafından reddedilmiş. Daha sonra Axl Rose'un fikriyle bilinen ünlü kapakla yayınlanmıştır. Albüm tüm zamanların en fazla satan debut (bir sanatçı ya da grubun ilk albümü) albümü olma özelliğini taşımaktadır. Albüm tüm dünyada müzik listelerinin zirvesine yerleşirken grupta dünya çapında konserler vermeye başlamıştı. Bugün bir klasik sayılan albüm şuanda bile otoriteler tarafından gelmiş geçmiş en iyi hard rock albümü kabul edilmektedir. Albüm 20 yıl sonra bugün yeni nesil rock müzisyenlerine esin kaynağı olmaktadır. Albüm 1980'lerin en iyi hard rock albümü olmakla birlikte 1980'lerde yapılan en iyi 5 albüm içindedir. Bu albümden çıkan önemli single parçalar Welcome to the Jungle, Sweet Child O'Mine, Paradise City ve Nightrain müzik listelerinde en üst sıralarda yer almışlardır. Albüm Amerika' nın en önemli müzik listesi Billboard Top 100'de 5 hafta 1 numarada kalarak bir rekor kırmıştır. Sweet Child O'Mine ise listelerde 1 numaraya çıktı ve Guns N' Roses 80'lerde şarkısı 1 numaraya çıkan 3 hard rock grubundan biri oldu. Aynı yıl GN'R ozamanların dev grupları Mötley Crüe,Alice Cooper, Iron Maiden ve Aerosmith gibi dev gruplarla beraber çaldı. Guns N' Roses Amerika'ya bomba gibi düşmüş, adeta ortalığı sallamıştı. Tabi 80' lerin en büyük gruplarından biri de Mötley Crüe di. ve artık Guns da onlarla aynı kulvardaydı. 80'lerin popüler gruplarından Ratt ve Poison gibi grupların aksine GN'R glam rock'tan daha farklı olarak daha sert, daha agresif fakat daha duyguluydu. Bu fark hemen anlaşıldı vede bu gruplar hemen ikinci plana itiliverdiler.

1988 yılında Appetite For Destruction dünya turnesine devam eden grup bu yılın sonlarına doğru GN'R LIES albümünü yine Geffen müzik'ten piyasaya çıkardılar. Albüm Live Like A Suicide albümünden 4 şarkıyı ve yeni 4 akustik şarkıyı barındırmaktaydı. Bu albümde de yine Patience ve I Used To Love her gibi büyük hitler vardı. Albüm sadece Amerika'da 6 milyon sattı. Ancak One In A Million şarkısındaki bazı kelimeler Axl Rose'a ırkçı ve homofobik suçlamasını getirdi. Axl Rose ise bu karşı çıkıp, medyayı suçladı. Aynı yıl İngiltere'de Donnington Monsters of Rock festivaline katılan grubun 2 hayranı konser sırasında ezilerek can verdi. Axl Rose konser güvenliğini protesto etti ve bir daha Donnington'a katılmayacaklarını söyledi. 1988 yılının sonlarına doğru Mtv ödüllerinde sahne alan grup aynı zamanda Mtv'den en iyi çıkış yapan grup ödülünü aldı. Milyonlarca albüm satıp kapalı gişe konserler veren grup artık medyanın odak noktasıydı. GNR müzikal başarılarıyla olduğu kadar tıpkı Mötley Crüe gibi skandallarıyla da artık zirvede yer alıyordu.

1989 yılında Guns N' Roses aynı anda 2 albümüyle birlikte Billboard Top 5 listesine giren ilk grup olmuştur. Bu muhteşem bir başarıydı. Aynı yıl Axl Rose 2. kez Rolling Stone'a kapak olmuştu. 1989'da grup Amerikan Müzik ödülleri'nde en iyi hard rock albümü (Appetite For Destruction) ve en iyi hard rock şarkısı (Paradise City) ödüllerini kazandı. 1989 yılında Rolling Stones ile birlikte uzun bir turne yaptılar. 1989 MTV Video Müzik Ödülleri'nde Mötley Crüe' nun efsane vokalisti Vince Neil ile Izzy Stradlin sahne arkasında yumruklaştılar. Olay daha sonra Vince Neil ve Axl Rose tartışmasına dönüştü ve iki superstar birbirlerini televizyonda boks macı yapmaya davet ettiler. 1990 yılının başlarına gelindiğinde ise Guns stüdyonun yolunu tutmuştu. Bu sırada grubun eski dostu Dizzy Reed (Klavye, piyano) Guns N' Roses'a katıldı. Aynı yıl davulcu Steven Adler uyuşturucuyla olan problemlerini çözemediği gerekçesiyle gruptan uzaklaştırıldı. Ondan boşalan koltuğu Matt Sorum devraldı. Daha sonra dava açan Adler grubu 2,5 milyon $ ödemeye mahkum etmişti. Axl Rose komşusuna saldırdığı gerekçesiyle gözaltına alındı. Bu sırada Knockin on Heaven's Door Tom Cruise'un The Days of Thunder filminin müzik albümünde kullanıldı. MTV'nin hazırladığı video klibi ise en çok istek alanlar arasında yer aldı. Grup 1990 yılının tamamını stüdyoda geçirdi. Sadece birkaç tane yardım amaçlı konser verdiler. 1991 yılının ilk aylarını stüdyoda geçiren grup daha sonra bu yılın ortasına doğru Use Your Illusion World Tour 91- 93' ü başlattı. Yine 1991 yılının ortalarında meşhur St. Louis vakası gercekleşti. Axl Rose sürekli fotoğraf çeken bir seyircinin üzerine atladı ve büyüyen olaylarda 40 kişi yaralandı. Daha sonra 1992 yılında Axl bu olay nedeniyle tutuklanacaktı.

Use Your Illuison Dönemi (1990- 1995)

Yaklaşık 2 sene süren bir stüdyo kaydının ardından GN'R müzik dünyasını alt üst etti ve 1991 yılının ekim ayında aynı anda 2 albüm birden yayınlayarak suskunluğunu bozdu. Use Your Illusion I ve Use Your Illusion II. Bu heavy metal dünyasında bir ilkti. Grup zaten albümler yayınlanmadan önce 1991'in mayıs ayından itibaren kapalı gişe stadyum konserlerine başlamıştı. Bu konserlerde o sıralar yeni patlamış olan Skid Row' da Guns N' Roses'a sahneyi açmıştı. Albümlerden çıkan ilk single You Could Be Mine oldu ve Terminator 2 filminin sountrack albümünde yer aldı. Use Your Illusion'lar büyük bir patlama yarattı ve GN'R Billboard Top 100 listesinin ilk iki sırasına yerleşti. Bu daha önce hiçbir grubun yapamadığı bir başarıydı. MTV'de en çok istek alan videolar You Could be Mine ve Don't Cry idi. Artık Guns n Roses tartışmasız olarak dünyanın zirvesine yerleşmişti. Dünyanın en büyük grubu olmuşlardı. Heryerde onlar vardı. Her gazetede, her televizyonda Guns n Roses vardı. Artık anneler kızlarını Axl Rose' dan korumaya çalışıyorlardı. Ama milyonlarca genç kız Axl Rose' a hayrandı. Ama bu kadar şöhrete rağmen Axl Rose ' un gönlüde boş değildi. O zamanların en ünlü mankeni olan Stephenie Seymour ile fırtınalı bir aşk yaşıyorlardı. Aynı zamanda seymour dont cry ve november rain kliplerindede Guns N'Roses'a eşlik etti. Fakat bu beraberlik çok uzun sürmedi ve Seymour kendisini dövdüğü gerekçesiyle Axl' ı mahkemeye vericekti. Ayrıca Guns n Roses bu albümlerle kariyerini sağlamlaştırmıştı. Albümlerin müzik kalitesi rakiplerinin albümlerinin çok üzerindeydi. Yine bu yılın sonlarına doğru grubun kurucu üyesi Izzy Stradlin Guns N' Roses'dan ayrıldığını açıkladı. Onun yerine eski Kills For Thrills gitaristi Gilby Clarke kadroya dahil edildi. Daha sonra çıkan singlelar November Rain, Don't Cry, Live And Let Die, Knockin on Heaven's Door, Yesterdays ve Estranged şarkıları büyük başarılar kazandı ve klasikleştiler. Axl' ın Bohemian Rhapsody' si November Rain gelmiş geçmiş en büyük hitlerden biri oldu. 4 milyon dolarlık klibiyle November Rain yapılmış en pahalı video kliplerden biridir. İki albümde toplamda 18 milyon sattı. 1992 yazında Guns N'Roses/Metallica konserler dizisi başladı. Bu konserlerde Metallica Guns n Roses'ın alt grubuydu ve Guns'a konser açıyordu. 1992 MTV ödüllerinde November Rain en iyi klip seçildi. 1992 ve 1993 yıllarını Use Your Illusion dünya turnesiyle geçirdiler. Bu konserlerde kırktan fazla ülkeye uğradılar. Turne müzik dünyasının en uzun ve en büyüklerinden biri oldu. Turne 1993 yılının temmuz ayında sona erdi. 1993 yılının sonlarında ise The Spaghetti Incident? albümü geldi. Albüm bir cover albümüydü ve grubun çalmayı sevdikleri parçalardan oluşuyordu. Since I Don't Have You ve Ain't It Fun gibi şarkıları barındırıyordu. Albüm Amerika'da 2 milyon sattı ve 4 numaraya kadar çıktı.

1994'ün başlarında Gilby Clarke, gruptan ayrıldı. 1994 yılının ortalarında grup bir single çıkardı: Sympathy for the Devil. Bir Rolling Stones coverı olan parça Tom Cruise' un Interview With Vampire filminde kullanıldı. Şarkıda Rose'un arkadaşı Paul Tobias gitar çalmaktaydı. Yan projelerden sonra Rose ile çalışmaya başlayan Slash, Axl Rose ile anlasamadı. 1996 yılının ortalarında Slash ayrıldıgını acıkladı. Bunu 1997 yılında ise Matt Sorum izledi. 1998'de de Duff McKagan gruptan ayrıldığını açıkladı. Efsane gitarist Slash daha sonra yaptığı açıklamalarda Axl Rose her şeyin kendi istediği gibi olmasını istiyordu diyecekti. Yine bu yıl Geffen Use Your Illusion serisindeki en iyi parçaları bir araya toplayarak bir nevi best of çıkardı: Use Your Illusion

Gerileme Dönemi 1995- 2000

1996 yılına gelindiğinde Axl Rose yeni bir Guns N' Roses albümü yayınlamak için çalışmalara başladı. Bu yıllarda Guns N' Roses cephesinde çok büyük bir sessizlik hakim sürdü. Adeta ortadan kaybolmuşlardı. Slash ve Duff nispeten bazı çalışmalar yaptılar fakat Axl adeta ortadan kaybolmuştu. Bu sessizlik ise 1999 yılının sonlarına kadar sürdü. Yaklaşık 3 senedir ağır kan kaybeden grubu yeniden diriltmek için Axl Rose çalışmalara başladı. Yeni bir kadroyla grubu yeniden diriltti. Ritim gitarda eski arkadaşı olan Paul Huge Tobias, bas gitarda Tommy Stinson(eski The Replacements), gitarda Robin Finck(eski Nine Inch Nails), bateride Josh Freese ve keyboard'da Dizzy Reed bulunuyordu. Grup 1999'da ilk ürünü olan Oh My Godı bir Arnold Schwarzenegger filmi olan End of Days soundtracki için yaptı. Bu 8 sene sonra çıkmış ilk orjinal Guns N' Roses şarkısıydı. Şarkı bilinen GN'R soundundan çok daha sert bir parçaydı. Eleştirmenlerce çok başarılı bulunan parça yeni albümünde lokomotif şarkılarından biriydi. Aynı yıl yeni albümün adıda Chinese Democracy olarak belirlenmişti. Bu arada davula Josh Freeze'in yerine Primus'tan Brain Mantia geçti. Yine bu yıl GN'R hayranlarının uzun bir süredir beklediği konser albümü GNR Live Era 87- 93 piyasaya çıktı. 2 disk ten oluşan albüm grubun muhteşem canlı performanslarını içeriyordu. Bu arada gitara usta virtüöz Buckethead geçti. Robin Finck ile beraber harika bir ikili oldular.

Geri Dönüş Dönemi 2001- 2007

2000 yılını 2001 ' e bağlayan gece 31 aralıkta Las Vegas' ta muhteşem bir geri dönüş konseri veren grup yenilenmiş haliyle ilk kez hayranlarının karşısına çıkıyordu. Axl Rose ise 7 yıl sonra ilk konserini veriyordu. 2001 yılına gelindiğinde grup Brezilya'da Rock in Rio 3 festivalinde 250.000 hayranının karşısına çıktı ve festivalin en iyi grubu seçildi. Madagascar, The Blues ve Oh My God gibi yeni şarkılar çok beğenildi. 2002 yılında dünya turnesini başlatan GNR aynı zamanda 9 yıl sonra ilk kez bir dünya turnesine çıkıyordu. Bu sırada da gitarist Richard Fortus, Paul Huge Tobias'ın yerine Guns N' Roses' a katılmıştı. 2002 yılının ağustos ayında büyük bir sürpriz yaparak MTV ödüllerinde sahne alan grup muhteşem geri dönüşünü kanıtlamıştı. MTV ödüllerinde Welcome to the Jungle ile açılısı yapan grup kapanışı ise konfetiler eşliğinde Paradise City ile yapmıştı. Tüm dünyaya canlı yayınla aktarılan konserde Axl Rose dünyaya geri dönüşünü göstermiş oldu. Bu gösteriden sonra dünya turnesini başlatan GN'R aynı zamanda 9 yıl sonra ilk defa turneye cıkıyordu. Turne oldukça başarılı geçti ve de grup kapalı gişe konserler verdi. Turne çok başarılı gecerken 2002 yılının aralık ayında Amerika Philadelphia'daki konsere Axl Rose un gelmemesiyle birlikte alkollu seyirciler galeyana geldi ve arbede çıktı. Turne sponsoru Clear Channel konserleri durdurdu. Bundan sonra yeniden stüdyoya girdiler ve Chinese Democracy kayıtlarını sürdürdüler.

Hayranlar yeni bir albüm beklerken Greatest Hits albümü 2004 yılında yayınlandı. Greatest Hits çok büyük satış rakamlarına ulaştı vede GNR hem ABD'de hemde İngiltere ve Avrupada tekrar müzik listelerinin zirvesine yerleşti. Sadece Amerika satışları 3 milyonu geçti. Tüm dünya satısları ise 7 milyonu gecti. Axl Rose sonunda rock n roll' u kurtarmaya gelmişti..

4 yıllık bir aradan sonra 2006'da muhteşem bir dönüş yapan Guns N' Roses gitara Buckethead yerine gitar kahramanı Ron "Bumblefoot" Thal'ı aldıktan sonra önce Amerika'da New York'ta kapalı gişe 4 konser verdi ve daha sonrada Avrupa turnesine başladı. Aynı zamanda Axl Rose yeni albümün kayıtları için 13 milyon dolar harcamıştı. Bu haber müzik dünyasına bomba gibi düştü vede Guns n Roses bir rekor daha kırdı gelmiş geçmiş en pahalı albüm. Bu müzik tarihinde bir rekordu. Rekorlara alışık bir grup olan Guns N' Roses ve hayranları için bu çokta sansasyonel olmadı. 2006 yılında pek çok ülkede biletleri günler öncesinde tükenen konserler veren GNR ayrıca Rock in Rio, Gods of Metal, Rock am Ring ve Novarock gibi avrupanın en büyük festivallerinde headliner grup oldu. Merakla beklenen yeni şarkılar Better, IRS ve T.W.A.T çok beğenildi. Şuanda piyasada olan vede her yıl yeni albüm çıkaran gruplar 16 yıldır albüm çıkarmayan GN'R a konser açılısı yaptılar. Busırada eşi dogum yapan baterist Brain Mantia gruptan ayrıldı. Onun yerine bateriye Frank Ferrer geçti. Temmuz ayında İstanbul'a da uğrayan grup yaklaşık 9.000 kişiye Kuruçeşme Arena'da muhteşem bir konser verdi. Bu konserlerdeki en büyük sürpriz ise 1991 yılında gruptan ayrılan kurucu üye Izzy Stradlin'in konuk sanatçı olarak konserlerde yer almasıydı. Turnede ayrıca Izzy Stradlin dışında Kid Rock, Sebastian Bach gibi rock dünyasının meşhur isimleride GN'R'a eşlik ettiler. Ağustos ayının sonunda MTV Video Müzik Ödüllerinde sunuculuk yapan ve The Killers' ı sunan Axl Rose daha sonra kendisiyle yapılan röportajda yeni albümün kesinlikle bu yıl sonunda çıkıcağını söyledi. Ama malesef albüm yine çıkmadı. 2,5 aylık avrupa turnesini bitiren GNR bu turnede 18 farklı ülkede 40 konserde 700.000'den fazla seyirciye ulaştı. Eleştirmenlerden en yüksek notları alan grup bir kez daha en büyük Hard Rock grublarından biri olduğunu kanıtladı.

Portishead

Portishead ismi, İngiltere'nin güney batı kıyılarında bulunan ve Geoff Barrow'un gençlik yıllarını geçirdiği, tenha bir gümrük limanından geliyor.Grubu kurarkenki niyeti kolay anlaşılır ve sadeydi:"Sadece 'ilginç müzik' yapmak istemiştim. İnsanların koleksiyonlarına girebilecek türden 'uygun' parçalar, ihtiyacı karşılayacak derecede... "

Barrow kayıt işleriyle uğraşarak başladı.Massive Attack ve Neneh Cherry ile birlikte çalışıyorlardı.Enterprise Allowance'ın da yardımı ile caz gitaristi ve müzisyen Adrian Utley, davulcu/programcı Dave MacDonald ve İngiliz vokalist Beth Gibbons -ki onunla ilk tanışması bir barda onu Janis Joplin'den parçalar seslendirirken işitmesiyle oldu- ile biraraya gelebildi. Birlikte bir film çekip müziklerini yaptılar:"To Kill A Dead Man". Aktörler de onlardı. Neden mi? "İşleri yapabilecek kimseyi bulamadık"... Bu noktada A&R çalışanı Ferdy Unger-Hamilton'ın Go! Beat birlikteliğinde dikkatini çektiler. Barrow'un Gabrielle'in "Dreams" parçasını yeniden düzenlemesi de böyle oldu. Sonuçlardan etkilenen Ferdy fazla beklemedi ve grubu şirkete dahil etmek için ihtiyacı olduğu imzaya da hemen kavuştu, onlarla ilgilenen daha bir çok şirkete rağmen.

Yazılı ve görsel basında çıkmayacağından emin olacak şekilde Londra'nın uygun yerlerine plastik mankenler dağıtılıp yerleştirilerek değişik bir tanıtım yaptılar. Fısıltı gazetesi çok iş yaptı, bilinen bir radyo desteği de olmadan topluluğun reklamı her yere yayıldı. Üçüncü 45'likleri "Glory Box" Ocak 1995'te on üç numaradan İngiltere listelerine giriverdi. Topluluk üyelerinin kontrolü altında yapılan, cinsellik kokan bir klip yardımıyla daha çok yere ulaştılar. Aralarında Mixmag, ID, The Face ve Melody Maker gibi dergilerin de bulunduğu bir çok kuruluş Yılın Albümü seçimini "Dummy"den yana yaptı. Hareketli şarkıları blues, caz ve hip-hop ile birarada sunarak yaptıkları bu müzik "trip-hop" ismini aldı.

Bir kere bile gitmedikleri halde albümlerinin 150 binden fazla sattığı Amerika'da yoğun ilgi görüyorlardı. Mercury Müzik Ödüllerinde 1995'in En İyi Albümü yine Portishead'a aitti. Bu başarılarının ardından onlarca film müziği teklifi çalışmalarına katılma teklifi geldi. "Dummy"den sonraki çalışmaları çok gecikti. Barrow, mükemmelciliği nedeniyle topluluğu neredeyse bitiriyordu.İçine düştüğü bir yaratıcılık çıkmazı, bütün çalışmalarına sekte vurmuştu.

Sonunda yıkıcı kararlılığını biraz olsun yenebildiğinde çıkardıkları "Portishead" Eylül 1997'de çok beğenildi, son derece olumlu eleştiriler aldı. Albümden ilk 45'likleri "All Mine" Portishead tarzında bazı değişiklere işaret ediyor gibiyse de, diğer parçalar hayranların değişmesini istemeyeceği o etkileyici Portishead tadındaydı.

1998'de bir canlı kayıt geldi. Çok ses getiren ve Portishead'ın, 2000'lerin müziği dendiğinde akla ilk gelen topluluklardan olmasını pekiştiren bu canlı kayıttan sonra çalışmalar yavaşladı.

gripin'



Rock müzik dünyasinin en basarili performans gruplarindan biri olan gripin, kendi adlarini verdikleri ikinci stüdyo albümleriyle 2007’ye damga vurmaya hazirlaniyor. “Böyle Kahpedir Dünya” isimli sarkinin çikis sarkisi olarak belirlendigi albüm, ilk albüme göre daha elektronik bir sound ve güçlü sarki sözleri ile dikkat çekiyor. Albüm grubun o kadar içine sindi ki ikinci albümleri olmasina ragmen ona kendi isimlerini vererek “Bu albüm gripin’in ta kendisidir” dediler.

Yine bir SONY BMG / GRGDN isbirligi olan ve Haluk Kurosman prodüktörlügünde 9 aylik stüdyo çalismasi ile büyük bir titizlikle kaydedilen albümde 3 muhtesem düet bulunuyor. Afili Yalnizlik isimli ilk albümü ile büyük çikis yapan emreaydin ile birlikte söylenen “Sensiz Istanbul’a Düsmanim”, maNga’nin solisti Ferman Akgül’ün konuk vokali ile politik “Baba Meslegi” ve Pamela’nin eslik ettigi enerjik “Zor Geliyor” albümü çok daha degerli hale getiriyor.

Bugüne kadar katildiklari rock festivalleri, üniversite bahar senlikleri, bar programlari sayesinde kendilerine ciddi bir hayran kitlesi edinen gripin, 1999 yilinin Subat ayinda Birol Namoglu ve Evren Gülçig tarafindan kuruldu. 2001 yilinda davula Ilker Baliç’in, elektrik gitara Murat Basdogan’in ve 2002 yilinda klavyeye Arda Inceoglu’nun geçmesiyle bugünkü kadrosunu olusturan gripin, bugüne kadar yerli ve yabanci birçok önemli grup ile ayni sahneyi paylasti.

2004 yilinda GRGDN etiketiyle yayinladiklari ilk albümleri “Hikayeler Anlatildi” ile müzik piyasasina iddiali bir giris yapan grup, bu albümdeki “Bosver”, “Karismasin Kimseler” ve “Elalem” isimli sarkilarin destegiyle popülerligini artirdi. Ertesi yil SONY BMG ve GRGDN isbirligi ile piyasaya sürülen “Hikayeler Anlatildi 2. baski”, grubun akustik ve konser kayitlarindan olusan bonus CD hediyesi ile dikkat çekmeyi basardi.

Radyolarda çalinmaya baslayan “Böyle Kahpedir Dünya”nin çarpici video klibi Gürcen Keltek tarafindan çekildi. Albümün piyasaya çikisindna hemen önce tüm müzik televizyonlarinda gösterime girecek olan klip de çok konusulacaga benziyor.

Yeni albümleri ile kariyerlerinde yeni ve taptaze bir sayfa açmaya hazirlanan gripin’in adini 2007 yilinda çok sik duyacagiz.

www.myspace.com/gripinband | www.myspace.com/gripincover | www.gripinfan.com | www.gripin.org

"Rock Müziğin Yedi Hali"

“Rock Müziğin Yedi Hali” belgeseli popüler kültürün arka planında çalan müziğe ışık tutuyor. Bu müzik, 60’lı yıllardan beri her jenerasyonu şekillendiriyor ve etkisi altına alıyor. Rock müziğin bu hikayesi banliyölerden stadyumlara, 45’liklerden MP3’lere kadar ana çizgilerle işleniyor.

Öldüğüne dair sayısız kehanetlerde bulunulmasına rağmen Rock müzik hala hayatta. Rock müzik hayranları eskisinden çok daha fazla festivale katılıyor ve böylece gitar yeniden eski gücüne kavuşuyor.

Müzik tarihinin en büyük isimlerinin katkılarıyla “Rock Müziğin Yedi Hali”, Elektrik Blues’dan Saykedelik Rock’a, Punk patlamasından Grunge’a ve Indie Rock’a müziğin gelişmini anlatıyor.

İLK BÖLÜM : ROCK’IN DOĞUMU

60’lı yılların başında isyankar İngiliz gençleri adrenalin yüklü kendi müziklerini yarattılar. The Rolling Stones, The Who gibi gruplar daha fiyakalı, daha çekici yeni bir müzik hareketini yarattılar: Rock... Örnek: Bob Dylan, The Kinks, The Yardbirds, Cream...İlk bölüm bu gece ( 25 Ağustos ) saat 21.45 de yayınlanacak.

24 Ağustos 2008 Pazar

Komiser Şekspir

Bu kadar da güzel bir film görmemiştim ya...Otoriter , görevine bağlı bir polisi evlat sevgisi değiştirdi...Filmde neredeyse hiçbir kusur bulamadığımı söyleyebilirim , o dayanışma insanı o kadar etkiliyor ki yok Kadir İnanır kadın kıyafeti giymiş , yok bilmemne falan hiçbirine aldırmadım bile.Evet aldırmıyorsun.Aldıramıyorsun...

Özellikle filmdeki komiserin yalnızlığı , istekleri , çaresizliği , tutunma ve tutma çabası insanı derinden etkiliyor. Ama herşeye rağmen çıkıp o oyunu sahneye koyuyorlar. Ne diyeyim , başka birşey söyleyemiyorum , bir alıntıyla bitirelim sadece...


"Kraliçe'den daha güzel bir kadın daha tanıyorum ben. O çok güzel yemek yapar. Dikiş diker!..Hep onu sevdiğimi söylemek istedim , söyleyemedim. Ama burada , ve şimdi herkesin huzurunda , onu sevdiğimi söylesem ona? Olur mu?..."



http://www.film.gen.tr/film.cfm?fid=183

19 Ağustos 2008 Salı

Down - Three Suns And One Star

Tavsiye şarkılardan biri...Gerçekten harika :)



All felt is hope
to spilling over
needs are a passing memory
fear not worthy
belief
a martyr's burden
heaved upon capable shoulders
dissuade your charge
arrive in commonplace with the elect
size up the furthest plateau
inside the souls of saints

The old dog has to learn a new trick or more
or the next trick will be on him
I've drank the oceans dry
I've stopped the time
embraced the riddle
of regret (again and again)

Desire
haunt me long
the light of 3 suns and one star
watch over me...
a square will never fit a circle
no hope
no joke
both bookends burned
I've drown in oceans (of) mine
I woke the dead
and still the dry bones
live again
(and again with me)

Desire
haunt me long
the light of 3 suns and one star
no higher
keeps us strong
the light of 3 suns and one star
watching over me...

In me.. watching closely over me
in we... moving within you and me
in deep... our own ideology

In me... x-ray hanged for all to see
naked... frenzied and we're free
our own ideology

Desire
haunt me long
the light of 3 suns and one star
no higher
keeps us strong
the light of 3 suns and one star
watch over me...

Three suns and one star
watch over me

9 Ağustos 2008 Cumartesi

Son 50 Yılın En İyi Rock Şarkıları

Bir internet anketinin sonucuna göre 800 Alman rock müzikseveri tarafından online yapılan bir oylamanın sonucu bu şekilde oldu. 5. sırada Smells like teen spirit...Daha yükseklere inşallah (: Neyse , listeye geçelim.

01. LED ZEPPELIN ; Stairway to Heaven
02. AC/DC ; Highway to Hell
03. DEEP PURPLE ; Child in Time
04. DEEP PURPLE ; Smoke on the Water
05. NIRVANA ; Smells Like Teen Spirit
06. METALLICA ; Nothing Else Matters
07. IRON MAIDEN ; The Number of the Beast
08. QUEEN ; Bohemian Rhapsody
09. JETHRO TULL; Locomotive Breath
10. BLACK SABBATH ; Paranoid
11. GUNS N' ROSES ; November Rain
12. LED ZEPPELIN ; Whole Lotta Love
13. METALLICA ; One
14. BRYAN ADAMS ; Summer of 69
15. AC/DC ; Hello;s Bells
16. GUNS N' ROSES - Paradise City
17. METALLICA ; Enter Sandman
18. ALICE COOPER ; Poison
19. LYNYRD SKYNYRD ; Sweet Home Alabama
20. QUEEN ; We Will Rock You
21. BON JOVI ; Runaway
22. EAGLES ; Hotel California
23. ROLLING STONES ; Satisfaction
24. ROLLING STONES ; Sympathy for the Devil
25. MOTÖRHEAD ; Ace of Spades
26. STEPPENWOLF ; Born to be Wild
27. KISS ; I Was Made for Loving You
28. BON JOVI ; Livin' on a Prayer
29. GUNS N' ROSES; Sweet Child of Mine
30. URIAH HEEP ; Lady in Black
31. VAN HALEN ; Jump
32. GOLDEN EARRING ; Radar Love
33. AC/DC ; TNT
34. DIRE STRAITS ; Sultans of Swing
35. EUROPE ; The Final Countdown
36. ACCEPT ; Princess of the Dawn
37. DIO ; Holy Diver
38. IRON MAIDEN ; Run to the Hills
39. METALLICA ; Master of Puppets
40. PINK FLOYD ; Another Brick in the Wall
41. JIMI HENDRIX ; Voodoo Chile
42. GUNS N' ROSES ; Knockin' on Heaven’s Door
43. AC/DC; Thunderstruck
44. HEAD EAST ; If You Knew Me Better
45. IRON MAIDEN ; Fear of the Dark
46. PEARL JAM ; Alive
47. BRUCE SPRINGSTEEN ; Born in the USA
48. MANOWAR ; Warriors of the World unite
49. JIMI HENDRIX ; All Along The Watchtower
50. BON JOVI ; It's My Life

.kaynak { lpturkiye.org }

Slash South Park'ta (:



Tebrikler bobiler.

Son durum muhabbeti..

Eveet ve bloga bir sohbet yeri de koyduk , hayırlara vesile :)

Coldplay

1990’lı yılların sonlarına doğru UCL’de aynı odada kalan dört arkadaşın ‘Neden müzik yapmıyoruz ki!’ demesiyle ortaya çıkan bu grup gerçekten de İngiliz müziğine damgasını vurdu.Coldplay grubu her şeyden önce dostluğa dayanır. Grup üyeleri arasındaki arkadaşlık bağı onlara göre her şeyden önde gelir. Solist Chris Martin eğer grup ayrılırsa hiçbir grup üyesinin müziğe devam etmeyeceğini söylüyor. Solist olarak öne çıkan Martin kendi adının tek başına anılmamasını da istiyor.Grup olmadan kendisinin de olamayacağını belirtiyor. Aslında bunlar Coldplay’in farklılığını bir ölçüde yansıtmakta.

Coldplay ilk zamanlarda gerçekten mütevaziliği elden bırakmıyordu.Amerika gibi büyük bir müzik endüstrisine sahip bir ülkede bile bu kadar tanınmalarına rağmen şöhretin ne olduğunu hala keşfedememiştiler.Onlar hala girmek için para bulamadıkları festivalin sahnesinde olmanın ve şu anda nasıl bir yere sahip olduklarının şaşkınlığı içerisindeydiler. Marş haline gelen ‘YELLOW’ şarkısının bulunduğu ilk albümlerinin yayınlandığı sırada grup üyeleri sınav dönemindeydi ve derslerle boğuşuyordu.Ve sonunda ‘Biz ünlüyüz ; neden ders çalışıyoruz ki!’ demeleriyle artık tamamen müzik hayatına atılmış bulunuyorlardı.

Grubun profesyonel müzik dünyasına katılması grup üzerinde birçok eleştirinin yapılmasına da
olanak vermişti tabi ki. Alan mc Gee onlar için ‘Altını ıslatanların müziği’ demişti.Cevap matematik öğrenimi görmüş olan gitaristten geldi: «Ben hiç altımı ıslattığımı hatırlamıyorum; ama bir keresinde bir masanın altına saklanıp daha büyüğünü yapmıştım.» diyerek grubun mizah anlayışını ortaya koymuş oldu. Grup için Radiohead 2 dendi.Oasis takliti dendi. Ancak Coldplay ne Radiohead kadar bunalım tarza ne de Oasis kadar kibirli tavırlara sahipti.Zaman içinde farklılıklarını ortaya koyarak kendileri aleyhinde konuşan eleştirmenleri de yanılttılar.Çünkü artık İngiltere’de Beatles’tan sonra en iyi grup olarak alka gelen ilk isim Coldplay.

İlk albümleri dünya çapında ilgi gören Coldplay grubu artık yeni arayışlar içine girmişti.Yeni şarkılar ortaya koyma endişesine kapıldılar.Günlerini stüdyoda geçiren grup insanlara karşı büyük bir sorumluluk duyuyordu ve bu sorumluluğu yerine getirme endişesindeydi.Ya bu büyük müzik dünyasında yok olacaklardı ya da tarzlarını geliştirerek ortaya koyacaklardı. Grupta herkes kafayı yemek üzereyken bir tek basçı Guy Berryman sakindi.Arkadaşlarının bu halinden gerçekten korkmaya başlamıştı.

Şarkı yazma korkusuna kapılan grup yine stüdyodayken gitarist Johnny Buckland elinde gitarı bir şeyler mırıldanıyordu.Chris Martin ‘İşte bu!Devam et’ dedi. Sonunda mükemmel bir şarkı olan ‘In My Place’ doğdu. Şarkıyı dinlediğinizde gerçekten de bir mırıldanma sonucu oluştuğunu ancak gerçekten «iyi bir mırıldanma» olduğunu anlayacaksınız. Böylece yeni albüm korkuları bir ölçüde azalmıştı.

Grup üyeleri çektiği sıkıntılardan sonra mükemmel bir albüm olan ‘A Rush Of Blood To The Head’ albümünü oluşturdu. Artık ilk albümdekinden daha çok dinleniyorlardı ve konserleri iyice artmıştı.İşte Coldplay yerini almaya başlamıştı. Albümden çıkan 3. single ‘Clocks’ tu ve gerçekten en çok tutulan şarkılardan biri oldu. Hatta ‘Clocks’ için 2. albümün ‘Yellow’u bile denilebilir.

Coldplay’in gerçekten sınırlarını aştığı tarzını genişlettiği albüm olan X&Y farklı bir felsefeyle de dikkati çekti.X iyiyi Y kötüyü, X erkeği Y kadını, X güzeli Y çirkini simgeledi.Coldplay bunu yaparken karşıtlıklar içinde de aslında bir bağın olduğunu,onları karşıt yapan şeylerin temelde aynı olduğu ortaya koydu. Albümdeki ‘Speed of Sound’ şarkısı ilk single idi ve gerçekten albümün değişik tarzının ortaya konduğu şarkılardandı.Ayrıca ‘Hardest Part’ , ‘Fix You’ şarkıları da albümün sıradan bir Coldplay albümü olmadığını gösterdi.


Albümleri

Parachutes (2000)

A Rush of Blood to the Head (2002)

X&Y (2005)

Viva la Vida or Death and All His Friends (2008)

Linkin Park

Linkin Park, Amerikalı bir rock müzik grubudur. 1996'da Xero adıyla kurulduğundan beri 50 milyondan fazla albüm satmayı ve iki Grammy ödülü kazanmayı başarmıştır.İlk albümleri Hybrid Theory ile büyük bir başarı kaydetmişlerdir ve 2005 yılında Gold CD ile bu başarıları belgelenmiştir. İkinci albümleri Meteora ile ise bu ünlerini devam ettirdiler ve Billboard 200'de ilk sırayı 2003'te aldılar. Bu başarıları onların albüm turneleri ve dernek
konserlerini de başlatıyordu.
Meteora ve Hybrid Theory albümleri ile daha çok nu-metal tarzını icra eden grup, daha sonra, 2007 yılında çıkardıkları Minutes to Midnight ile bu türden uzaklaşıp alternatif metal ve alternatif rock türünde çalışmalar vermeye başlamışlardır. Billboard 200 listesinde bu albümle yeniden ilk sırayı alarak piyasa sürülmesinin ilk haftasında bu listeye oturma başarısını göstermiştir.

Linkin Park kendi çıkardıkları bu albümlerin yanı sıra yaptıkları düetlerle de dikkat çekmişlerdir. Bunlardan en kayda değerleri Jay-Z ile yaptıkları düetlerdir.

Grubun Geçmişi

Kurulduğu Yıllar (1996-2000)

İlk başta lise öğrencisi üç gencin birlikte müzik yapmasından ibaret olan Linkin Park'ın asıl kurucuları Mike Shinoda, Brad Delson ve Rob Bourdon'dır.Liseden mezun olduktan sonra, Kaliforniyalı üçlü, yaptıkları müzikal performansları ciddi kılmaya karar verdiler ve gruplarına Dave Farrell ile Mark Wakefield'ı kattılar. Kısıtlı olanaklara rağmen, Mike Shinoda'nın ev stüdyosunda kayıt yapmaya başladılar. Yapmaları muhtemel bir kayıt anlaşmasını yapamayınca grup içinde tartışmalar ve çalkantılar da başgösterdi. Birlikteliklerinin eksikliği sonucu Mark gruptan ayrılmaya karar verdi ve Dave Farrell'ın da Tasty Snax gibi gruplarla turne yapabilmek için grubu terketmesi söylentileri yayılmaya başladı.
Mark'ın gidişinden sonra oluşan boşluğu doldurmak için geçen süre içerisinde, grup Chester Bennington'ın sesinden etkilendi ve onu gruba dahil etmeye karar verdi. ondan sonra,studyolarinda cesitli demolar ve sarkilar ureten grup plak aramaya basladi ve Warner Bros. la anlasmaya vardi, Hybrid Theory ilk albumleriydi ve ondan buyuk basari eldettiler. Ardindan Chesterin bir cocugu dunyaya geldi ve ona Draven adini verdiler. Chester ve Mike sarkiya verdikleri yorumlariyla adeta LP fanlarina zevk katiyolardi. Danimarka,Almanya,Isvicre,Ingiltere ve Japonyada inanilmaz fan kitleleri olan grup Minutes to Midnight albumuyle gise rekorlari kirdi. Ama bu album digerleri gibi degildi, ve ilk single What i've Done videosuyla buyuk begeni topladi. Ardindan Bleed It Out, Shadow Of The Day, Given Up ve Leave Out All The Rest videolari cekildi. Her bir videosuyla begeni kazanan grub turnelere basladi. Danimarkanin Skive sehrinde yaptiklari konser hafizalara kazindi. Grup hala turnelerde ve basarilarina bir yenisini daha ekliyor.

Albümleri

* Xero Sampler Tape (1997)
* Hybrid Theory EP (1999)
* Hybrid Theory (2000)
* Reanimation (2002)
* Meteora (2003)
* Collision Course (2004)
* Minutes to Midnight (2007)

DVD/VHS

* Frat Party at the Pankake Festival (2002)
* The Making of Meteora (Limited Release) (2003)
* Live in Texas (2003)
* Breaking The Habit (2004)
* Collision Course (2004)
* Live 8 (2005)
* Minutes To Midnight (2007)

Sıkıntıcan!?

Off...

'BURADA' olanlar!?

Dün bir film izledim daha doğrusu başını kaçırarak yakaladım... İran'da yaşananlar hakkında bir film. Zaten Persepolis'i okuduğumdan beri böyle şeylere bir ilgi oluştu bende , nedense...Filmin adı 'Şehrin İç Yüzü' ... TRT 1 deydi. İranlı bir ailenin yaşadıklarını anlatıyordu. İki oğlu, kızı ve kocasıyla yaşayan Tuğba, hayatın zorluklarına karşı ayakta durmaya çalışıyor. Ailenin en büyük oğlu Abbas , annesi için birşeyler yapmaya çalışıyor , babasıyla evi satmaya çalışıyor. Ve orada herşey tersine dönüyor. Japonyaya gitmeye kalkarken elçilikte olay çıkıyor , yasadışı işlere bulaşırken zora giriyor , en sonunda kaçmak zorunda kalıyor.
Ama mesele bu değildi ... Aslında bütün mesele filmin sonuydu. O kadının orada dedikleri...Evet , orada söylediği o son söz , bütün meselenin içime işlemesine yetti.Herşeyi anlamama yetti.Orada olanları...Neler çekildiğini...Nasıl bir durum olduğunu...Evet gerçekten böylesini ilk defa görmüştüm diyebilirim , inanılmazdı. Kısaca şöyleydi : Kadın ilk başta bir sürü şey anlatıyor , kameraman birden bire "Affedersiniz , teknik bir arızadan dolayı kaydedemedik . Baştan başlamanız gerekecek." diyor . Kadının tepesi atıyor . Bağırıyor. Ve kalbini göstererek diyordu ki :
"Aman be , unut gitsin! Oğlum kaçtı , büyük kızım kocasından dayak yiyor! Bir sürü insan sokaklarda film çekip duruyor. Ama keşke biri de gelip 'BURADA' olanları filme alsa! Hem bu filmleri kime gösteriyorsunuz ki siz!?"

Pff...

Eveet blog...Sana da ısınmaya çalışıyorum..Neyse..

8 Ağustos 2008 Cuma

Başlıyoruz..

Eveeett...Eve gidince daha güzel devam edicem buranın tasarımına..Az kaldı...Yihuuuu...

29 Temmuz 2008 Salı

Intro!

Eveeeetttt yeniden blogspota dönme aşamasındayım. Aşamasındayım diyorum , her an vazgeçebilirim , wordpress'de de az yazım yok hani blog... Neyse..